Bromo’ya bakıyorum

Çocuktum, Antalya yolunda arabanın penceresinden gördüğüm, başını göğe dikmiş yükselen Hasan Dağı’nın yanardağ olduğunu öğrendiğimde “Nasıl yani?” demiştim, “Dağ patlıyor mu?” Ayağımın altındaki toprağın domates kabuğu inceliğinde, altının da lav olduğunu öğrendiğimde korkmuştum; ya bizim evden de lav çıkarsa diye.

Hâlâ şaşırsam da işimi coğrafya, jeoloji falan hallettim -iyi ki bilim var- ama 9 bin yıl önce Çatalhöyük’ten Hasan Dağı’na bakanlar dağın neden patladığını bir türlü çözememişler. Ayaklarının altı titremiş, gümbürtüler kilometrelerce uzaktan duyulmuş, kutsal ateşler göğe yükselmiş. Ne yapacaklarını bilememiş, korkmuş, tanrı bellemiş, kurbanlar kesip adaklar adamışlar. Kendilerini besleyen, bağrından sebzeler meyveler çıkaran Toprak Ana doğum yapıyor demişler. Kutsal obsidyen taşını doğururmuş Toprak Ana.

Bromo’da yaşayanlar ise tanrıların kızgınlığını biliyorlarmış! Zamanında çocuğu olmayan bir prenses dağa yalvarmış. Dağ ona tam 25 çocuk vermiş ama sonuncu çocuğu kurban olarak geri istemiş. Prenses son çocuğu vermeyi reddedince Bromo tıpkı benim çocukluk kâbusumdaki gibi fışkırmaya başlamış. Gökyüzü kararmış, alevler coşmuş ve dağ 25. çocuğu ateşten bir girdapla kraterin dibine çekmiş. Çocuğun kraterin derinliklerinden yankılanan son sesi, “Ben feda edildim, bari dağı doyurun ki sizi yaşatsın” olmuş.

Aksaray’da Toprak Ana doğum yapmaktan vazgeçmiş, Hasan Dağı 8.500 yıldır uykuda. Bromo ise kızgınlığı geçtikten sonra bile hâlâ homurdanmaya devam ediyor. Bugün uysal bir kedi gibi görünse de 50 bin yıl önce çöken bacasının genişliği tam 16 kilometre, duman tüten şu anki baca ise gerçek kraterin ortasında küçücük bir iğne deliği sadece. Bromo’nun yanında Hasan Dağı mütevazı bir tepe gibi kalıyor.

Bilim demişken, volkan bacasına yaklaşınca içten içe bir korku da sarmıyor değil. Yerde ufak bir titreme olsa bildiği duaları okumaya başlar insan.

Bu arada Endonezya volkanların anavatanı. Sadece Java Adası’nda 45 aktif volkan var. Videoda arkada uzakta görünen Semeru’ya 2022’de çıktığımda birkaç kaya fırlatmıştı bana doğru, korkarak terkidiyar etmiştim. Ertesi sene tamamen patladı, eteklerindeki köyler yok oldu. Bromo ise sadece uysal bir kedi.

İnternette volkan patladı rahmete kavuştular haberlerine gelince, bugün biliyoruz ki volkanlar birdenbire patlamıyor. Konilerindeki basınç arttıkça patlama emareleri ortaya çıkıyor. Sismik takibi yapılan volkanlar güvenli ve tanrı değiller, bize Tanrı’nın birer hediyeleri.

Bromo’ya bakıyorum, domates kabuğunu ve Doğa Ana karşısında ne kadar küçük ve aciz olduğumuzu düşünüyorum. 🌋 🍂

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir